Bütçe öncesinde piyasa baskısı artıyor
İngiltere bütçesi öncesinde Hazine’nin karşısındaki temel sorun, jeopolitik gerilimin enflasyon ve borçlanma maliyetlerini yeniden yukarı çekmesi oldu. 28 Ekim tarihinde sunulacak ilk bütçe öncesinde petrol fiyatı, görev döneminin ilk haftalarında görülen 75 dolar seviyesinden çoğunlukla 100 doların üzerine taşındı. Aynı dönemde 10 yıllık devlet tahvilinin getirisi de %4,9 düzeyinden yaklaşık %5,4 seviyesine çıktı.
Bu tablo, bütçe hesaplarını doğrudan etkiliyor. Çünkü daha yüksek enerji fiyatları yaşam maliyetlerini artırırken, yükselen tahvil getirileri de kamu finansmanı üzerinde ek baskı yaratıyor. Buna karşın yaz aylarında görüldüğü gibi, çatışmada tansiyonun düşeceği beklentisi enerji fiyatları ve tahvil faizlerinde hızlı geri çekilmeye yol açabildiği için mevcut şokun kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.
Hazine iki zor seçenek arasında kalmış durumda
Bütçe hazırlığında ilk büyük karar, İran savaşının ekonomik etkilerinin ne kadar süreceğine ilişkin varsayım olacak. Kaynak metne göre Hazine, uzun sürecek bir çatışmayı esas alıp daha kalıcı vergi ve harcama kararları alabilir ya da geçici bir rahatlama beklentisiyle zamana oynayabilir.
Bu ikinci yolun araçlarından biri, önceki mali plandan kalan 24 milyar sterlinlik hareket alanında daralmayı göze alarak daha fazla borçlanmaya izin vermek. Ayrıca yüksek enflasyonun faiz giderlerini artırmasına rağmen, vergi dilimlerinin dondurulması nedeniyle nakit vergi gelirlerini de yükseltmesi Hazine’ye sınırlı bir esneklik sağlıyor.
- Petrol fiyatlarındaki yükseliş enerji maliyetlerini ve enflasyon görünümünü bozuyor.
- Tahvil getirilerindeki artış, devletin borçlanma maliyetini yukarı çekiyor.
- Ek borçlanma seçeneği kısa vadede rahatlama sağlayabilir, ancak mali kurallar üzerindeki baskıyı artırabilir.
Güven göstergeleri toparlanırken IMF temkin çağrısı yapıyor
Kararları zorlaştıran ikinci başlık ise ekonomik güvenin son aylarda toparlanma işaretleri vermesi. Birleşik Krallık’ta uzun süredir izlenen tüketici güveni araştırması iki yılın en yüksek düzeyine çıktı; gençlerdeki görünümün Brexit öncesinden bu yana en iyi seviyeye yaklaştığı belirtildi. İş dünyası tarafında da daha sınırlı olmakla birlikte iyimserlikte artış sinyalleri bulunuyor.
Buna rağmen piyasalardaki dalgalanmanın sadece savaş kaynaklı olmayabileceği değerlendiriliyor. Küresel tahvil piyasalarında borç yükü, siyasi ve ekonomik belirsizlik ile büyük teknoloji şirketlerinin yatırım çekme kapasitesi yeni bir rekabet ortamı yaratıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva da gelişmiş ekonomilerin borç azaltma ve mali sıkılaşma hedeflerini ertelememesi gerektiği mesajını verdi.
Öte yandan Office for Budget Responsibility (OBR) ve Office for National Statistics (ONS) verileri üzerinden verimlilik görünümüne ilişkin ayrı bir tartışma da sürüyor. Resmî istatistiklerdeki güncellemeler kamu maliyesi tahminlerini etkileyebilecek olsa da, savunma yatırımları ve sosyal bakım sistemi gibi ek finansman ihtiyaçları bütçe üzerindeki baskının yakın dönemde hafiflemesini zorlaştırıyor.
Commentaires (0)
Aucun commentaire. Soyez le premier.
Écrire un commentaire
Yorum yazmak için giriş yapın. Üyelik ücretsiz; yorumunuz editör onayından sonra yayımlanır.