Fed toplantısı öncesi Barr’dan sıkılaşma mesajı

Fed faiz artışı beklentileri, Fed Guvernörü Michael Barr’ın enflasyonun hedefe doğru yeterince yavaşlamaması halinde daha sert adımların gerekebileceğini söylemesiyle güç kazandı. Barr, 15-16 Eylül’de yapılacak para politikası toplantısının, verilerin seyrine göre yeni bir faiz artışını değerlendirmek için önemli bir zemin sunduğunu belirtti.

New York’ta, Second Chance Lending Forum için hazırlanan konuşma metninde Barr, enflasyonun beş yılı aşkın süredir çok yüksek kaldığını vurguladı. Barr’a göre veriler, fiyat baskılarının %2 hedefine doğru indiğine dair yeterli güven verirse, Fed politika duruşunu yeniden tartmak için biraz daha zaman kazanabilir.

Piyasalar bu ay 25 baz puanlık artışı fiyatlıyor

Mevcut faiz bandı ve beklenti

Finansal piyasalar, Fed’in gösterge gecelik faiz oranını bu ayki toplantıda 25 baz puan artırmasını bekliyor. Hâlen %3,50-%3,75 aralığında bulunan faiz bandına ilişkin bu beklenti, enflasyonun Fed’in resmi hedefinin üzerinde kalmayı sürdürmesi ve çok sayıda yetkilinin ek artışa açık mesajlar vermesiyle öne çıktı.

  • Fed’in enflasyon hedefi %2 seviyesinde bulunuyor.
  • Piyasa fiyatlamaları, Eylül toplantısında çeyrek puanlık artış olasılığını öne çıkarıyor.
  • Yetkililer, nihai kararın ekonomik verilere bağlı olacağını vurguluyor.

Ekonomideki dayanıklılık sıkı duruşu destekliyor

Yatırım ve istihdam görünümü

Barr, ABD ekonomisinin özellikle yapay zekâ teknolojilerine yönelik yatırımların desteğiyle sağlam performans gösterdiğini söyledi. İş gücü piyasasının da görece düşük işsizlikle istikrarlı seyrettiğini belirten Barr, bu tablonun Fed’e enflasyonla mücadelede hareket alanı sağladığına işaret etti.

Warsh’ın mesajlarıyla aynı yönde

Fed Başkanı Kevin Warsh da geçen hafta Wyoming’de düzenlenen Jackson Hole ekonomi sempozyumunda, temel enflasyonun hedefe açık ve yeterince hızlı biçimde yöneldiğinden emin olunması gerektiğini ifade etmişti. Warsh’ın mesajı ile Barr’ın son değerlendirmesi birlikte okunduğunda, Eylül toplantısı öncesi piyasaların ek sıkılaşma beklentisini koruduğu görülüyor.