Ekonominin şekli neden yeniden tartışılıyor?
ABD'de K şekilli ekonomi tanımı, pandemi sonrası toparlanmanın farklı gelir gruplarına eşit yansımadığını anlatmak için uzun süredir kullanılıyordu. Ancak son dönemde ücret artışları, vergi politikaları ve tüketim eğilimlerine ilişkin yeni veriler, ekonominin artık K yerine C ya da E harfine daha çok benzediği yönünde bir tartışma başlattı.
Ekonomistler için bu tartışma yalnızca kavramsal bir başlık değil. Düşük ve yüksek gelirli tüketiciler arasındaki harcama farkı; perakende, konaklama ve temel tüketim şirketlerinin satış görünümünü, aynı zamanda para politikası ve seçim dönemindeki geçim maliyeti tartışmalarını doğrudan etkiliyor. Joel Mokyr ve Don Rissmiller gibi isimler, resesyondan yıllar sonra bu tür harf benzetmelerinin gündemde kalmasının sıra dışı olduğuna dikkat çekiyor.
C şekli tezini kimler savunuyor?
Scott Bessent, bu ay yaptığı değerlendirmede K şekilli ekonominin geride kaldığını, bunun yerine alt gelir grubunun zemin kazandığı bir C şeklinin oluştuğunu söyledi. ABD Hazine Bakanı, düşük gelirli çalışanlardaki ücret artışlarını ve Başkan Donald Trump'ın bahşiş ile fazla mesai gelirine vergi uygulanmamasını içeren politikalarını bu görüşe dayanak gösterdi.
Benzer bir değerlendirme şirketlerden de geldi. Hilton Worldwide CEO'su Christopher Nassetta, orta ve üst-orta gelir segmentlerinde görünümün negatiften büyümeye döndüğünü, bazı alanlarda büyümenin %6'ya ulaştığını belirtti. Wyndham Hotels & Resorts da orta gelir grubundaki tüketicinin satın alma gücüne dair güveninin toparlandığını aktardı.
Veriler K şekilli ayrışmanın bittiğini doğruluyor mu?
Bu iyimser tabloya karşı çıkanlar da var. JPMorgan'ın eski başekonomisti Anthony Chan, ABD'nin İran ile yaşadığı savaşın enerji fiyatları üzerinden düşük gelirli haneleri daha sert vurduğunu savunuyor. Chan'a göre benzin fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yüksek tutma riski, vergi iadeleri ya da konut erişimini artırmaya dönük adımların sağlayacağı kazanımları sınırlayabilir.
Tüketici güveni de temkinli bir görünüm sergiliyor. University of Michigan anketine göre tüketici güveni ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre %11 geriledi ve yılın başındaki dip seviyelere yakın seyretti. Anketin yöneticisi Joanne Hsu, bu ay düşük ve orta gelir grubunda güven kaybının daha belirgin olduğunu bildirdi.
Şirket açıklamaları da ayrışmanın tam olarak bitmediğini gösteriyor. Colgate-Palmolive, Lowe's ve Constellation Brands yöneticileri, tüketici harcamalarında K şekilli görünümün sürdüğünü ifade etti. New York Fed araştırmacıları ise ikinci çeyrekte toplam kredi kartı bakiyesinin yaklaşık rekor düzeyde 1,26 trilyon dolar'a ulaşmasını, çok sayıda hanenin hâlâ maaştan maaşa yaşadığının işareti olarak değerlendirdi.
E şekli senaryosu piyasalar için ne ifade ediyor?
Son dönemde bazı kurumlar, ekonomide yakınsama işaretleri de görüyor. Richmond Fed'in geçen ay yayımladığı rapora göre, 2021-2023 döneminde gelir artışı farklı gelir gruplarında belirgin bir K ayrışması göstermedi; ancak tüketim verileri net bir kopuşa işaret etti. Bank of America Institute ise yüksek gelir grubunun kredi kartı harcamalarıyla diğer gelir sınıfları arasındaki farkın bu yıl mayısta daralmaya başladığını bildirdi.
Buna karşılık bazı ekonomistler ekonominin artık E şekline benzediğini savunuyor. Bu yaklaşım, düşük, orta ve yüksek gelirli üç grubun ne daha fazla ayrıştığını ne de tam olarak birleştiğini; paralel ama eşitsiz hatlarda ilerlediğini öne sürüyor. FTI Consulting'den Michael Eisenband ve Navy Federal Credit Union'dan Heather Long, özellikle orta sınıfın ancak ayakta kalabildiği bir görünümün E harfiyle daha iyi anlatıldığını düşünüyor.
- Alt gelir grubunda enerji ve temel yaşam maliyetleri baskı yaratmayı sürdürüyor.
- Orta sınıfta toparlanma işaretleri görülse de tüketici güveni zayıf kalıyor.
- Üst gelir grubunun harcama üstünlüğü daralsa da tamamen ortadan kalkmış değil.
Kommentare (0)
Noch keine Kommentare. Schreiben Sie den ersten.
Kommentar schreiben