Grönland'da zorla doğum kontrolü iddialarıyla ilgili yayımlanan iki rapor, 1960'lar ve 1970'lerde Inuit kadın ve kız çocuklarının haklarının ihlal edildiğini ortaya koydu. Ancak Grönland hükümeti, mevcut bulgularla bunun hukuken soykırım olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı konusunda kesin hükme varılamayacağını bildirdi.

Adalet Bakanı Marianne Paviasen, cuma günü açıklanan raporların birbirinden belirgin biçimde ayrıldığını, bu nedenle hükümet adına nihai bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını söyledi. Raporlar, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'in geçen yıl Grönlandlı Inuit kadınlar ve ailelerinden sistematik ayrımcılık nedeniyle özür dilemesinden yaklaşık bir yıl sonra kamuoyuna sunuldu.

Ulusal arşiv kayıtlarına göre 1966 ile 1970 yılları arasında, bazıları 13 yaşında olan yaklaşık 4.500 Grönlandlı kadın ve kız çocuğuna Danimarkalı doktorlar tarafından yürütülen doğum kontrolü programı kapsamında rahim içi araç takıldı. Son yıllarda çok sayıda kadın, bu işlemin bilgileri ve rızaları dışında yapıldığını anlattı. Uygulamanın yaygınlığı nedeniyle adadaki nüfus artışı ciddi biçimde yavaşladı; doğurganlık oranı 1966'da kadın başına yedi çocuk düzeyinden 1974'e gelindiğinde 2,3'e kadar geriledi.

Dört uzmandan oluşan panelin iki üyesi görevden ayrılarak ayrı rapor hazırladı. Panelde kalan Alaska merkezli hukukçu Dalee Sambo Dorough ile Kopenhag Üniversitesi'nden hukuk profesörü Miriam Cullen, Inuit kadınların haklarının ihlal edildiği sonucuna vardı. Bununla birlikte ikili, yalnızca doğum kontrolü uygulamalarına bakarak soykırım kararı verilemeyeceğini, ancak raporun kapsamı dışında kalan bazı başka olguların, örneğin Inuit çocuklarının Danimarkalı aileler yanında yetiştirilmek üzere ailelerinden alınmasının, bir mahkeme tarafından ayrıca değerlendirebileceğini belirtti.

Eski Danimarka İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı Jonas Christoffersen ile Grönland'da görev yapmış psikolog Jensine Nedergaard'ın hazırladığı diğer rapor ise kadınların haksızlığa uğradığını kabul etti, ancak maruz kaldıkları kötü muamelenin kapsamının tam olarak saptanamadığını kaydetti. Bu raporda ayrıca, herhangi bir makamın ya da sağlık görevlisinin Grönland nüfusunu yok etme niyetine sahip olduğuna dair kanıt bulunmadığı sonucuna ulaşıldı.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, süreç kapsamında bir uzlaşma komisyonu kurulacağını açıkladı. Danimarka da uygulamadan etkilenen her kadına 300.000 Danimarka kronu ödenmesini öngören bir tazminat yasasını kabul etti. Buna karşın bazı mağdurlar, uzman heyetinde Grönlandlı Inuit temsilcilerin yer almamasını eleştirdi; bazı kadınlar da rızaları olmadan spiral takılmasının yaşamlarını ve çocuk sahibi olma ihtimallerini kalıcı biçimde etkilediğini dile getirdi.

Grönland, 1953'e kadar Danimarka sömürgesiydi; 1979'da özerk yönetime geçti. Kopenhag yönetimi ise adanın sağlık sistemini 1992'ye kadar denetlemeyi sürdürdü.