Oylamada masadaki soru ne?
İzlanda AB referandumu, yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkede Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin danışma niteliğinde bir karar arıyor. Anketler seçmenin neredeyse ortadan ikiye bölündüğünü gösterirken, evet çıkması halinde Reykjavik ile Brüksel arasında görüşmeler yeniden açılacak ve ortaya çıkacak olası anlaşma daha sonra ikinci bir referanduma sunulacak.
İzlanda, 2009 yılında küresel finans krizinin ardından AB’ye katılım başvurusu yapmış, ancak üyelik görüşmeleri 2013’te avro şüphecisi bir koalisyon hükümetinin işbaşına gelmesiyle askıya alınmıştı. Bu kez tartışma yalnızca dış politika ekseninde değil, para birimi, faizler ve sektör politikaları üzerinden doğrudan ekonomi gündemine taşınmış durumda.
Ekonomik denklemde euro, kron ve balıkçılık öne çıkıyor
Londra Ekonomi Okulu’ndan Jon Danielsson’a göre seçmen açısından temel başlıklardan biri, ülkenin kendi para birimindeki oynaklıktan ve yüksek faiz oranlarından uzaklaşarak euroya geçiş ihtimali. Bu nedenle finans çevreleri, oylamayı yalnızca siyasi bir tercih değil, İzlanda’nın uzun vadeli para politikası yönüne ilişkin önemli bir sinyal olarak da izliyor.
Buna karşılık, ekonomide sembolik ağırlığı yüksek olan balıkçılık sektörü üyelik müzakerelerinin en çetin dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. İzlanda, geçmişte bu alanın kontrolü konusunda AB üyesi ülkelerle sert anlaşmazlıklar yaşamıştı; olası bir üyelik yolunda da gözler, Brüksel’in bu sektöre hangi koşulları sunacağına çevrilmiş durumda.
Piyasaların yakından izlediği başlıklar neler?
- Euroya geçiş ihtimalinin, İzlanda kronunun istikrarı ve borçlanma maliyetleri tartışmasına etkisi
- Balıkçılıkta ulusal kontrol ile AB kuralları arasında ortaya çıkabilecek pazarlık alanı
- İzlanda’nın Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen üyeliği sayesinde zaten ulaştığı ekonomik entegrasyon düzeyi
Güvenlik tartışması referanduma yeni bir katman ekledi
Oylamanın arka planında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarlı söylemleri ve Arktik bölgesinin stratejik öneminin artması da yer alıyor. Buzulların erimesiyle mevsimsel deniz yollarının açılması ve kritik minerallere yönelik ilginin yükselmesi, bölgeyi daha hassas bir jeopolitik alana dönüştürmüş durumda.
Dışişleri Bakanı Thorgerdur Gunnarsdottir, yılın başında AB ile daha derin diyalog ve iş birliğinin ülkenin çıkarlarını güçlendirmede kilit önemde olacağını söylemişti. NATO’nun kurucu üyelerinden olan ancak kendi ordusu bulunmayan İzlanda’da, bazı uzmanlar ABD ile 1951’den beri yürürlükte olan ikili savunma düzenlemesinin geçerliliğinin seçmen nezdinde yeniden tartışıldığını belirtiyor.
Üyeliğe karşı çıkanlar ise ülkenin AB ile zaten yakın ekonomik iş birliği içinde olduğunu ve yaşam standartlarının yüksek seyrettiğini savunuyor. Sonuç ne olursa olsun, referandumun etkisi yalnızca dış politika alanında değil, euro, faiz ve büyüme başlıklarında da yakından hissedilecek.
التعليقات (0)
لا توجد تعليقات بعد. كن أول المعلقين.
اكتب تعليقاً