Kimdir?

Can Göksun, sahne adıyla Can Gox ve eski sahne adı Haydar Waits olarak bilinen, 18 Temmuz 1976 doğumlu Türk müzisyendir. Yaptığı müziği Anadolu blues olarak tanımlayan sanatçı, hem geleneksel Anadolu ezgilerine yaklaşımı hem de canlı sahne performanslarıyla tanınır. Kaynaklarda, sesinin birçok müzik otoritesi tarafından Cem Karaca'ya benzetildiği belirtilir.

Can Gox, sahne adındaki “Gox” ifadesinin, kendi soyadı olan Göksun’un kısaltılmış bir biçimi olduğunu söylemiştir. Müzik kariyerine yoğunlaşmadan önce özel bir şirkette yöneticilik yaptığını, ancak hem müzikle uğraşıp hem de mesleki yaşamını aynı anda sürdürmenin zor olması nedeniyle özel sektörden ayrıldığını anlatmıştır.

Hayatı ve eğitimi

Can Gox, 15–16 yaşlarından itibaren İstanbul’daki bazı gece mekânlarında müzik yapmaya başladı. Daha sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden kazandığı bursla caz müzik eğitimine devam etti. Kendi anlatımına göre bu eğitim sürecinde farklı isimlerle çalışması, sahne performansını ve müzikal yaklaşımını şekillendiren önemli bir birikim sağladı.

Kariyeri

Sanatçı, 2000 yılında kurdukları Blues-Mobil ile şarkılarını ve müzikal enerjisini daha geniş kitlelerle buluşturdu. Kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri ise Kaybedenler Kulübü filminin müziklerinde yer alması oldu. Nisan 2011’de yayımlanan aynı filmin soundtrack albümünde Wrong Side Of The Road, Son Kare, Wake, Angels Gone, Melancholy Man ve My Woman adlı parçaları seslendirdi.

Can Gox’un ilk solo albümü Yalnızım Ben oldu. Bunun yanında bazı televizyon dizilerinin müziklerini yaptı; çeşitli mekânlarda canlı performanslar sergileyerek ve yurt çapında konserler vererek çalışmalarını sürdürdü. Kaynaklarda, sahnede ve stüdyo çalışmalarında Neşet Ertaş, Cem Karaca ve Müslüm Gürses’in eserlerinin yanı sıra Tom Waits ve Bob Dylan gibi sanatçıların şarkılarını da seslendirdiği aktarılır.

Öne çıkan işleri

Can Gox’un müzikal çizgisinde, geleneksel ezgiler ile modern tınılar arasında kurduğu bağ dikkat çeker. Drama Köprüsü ve Neredesin Sen gibi Anadolu müziği örneklerini, kendi enstrümanları ve caz stilini yansıtan düzenlemelerle yeniden seslendirmesi, onun eski ve yeni kültürel ögeler arasında bir köprü kurma yaklaşımını ortaya koyar.

Sanatçı ayrıca gönüllülük esaslı Doğa İçin Çal projesinin ikinci çalışmasında videoya katılan isimlerden biri oldu. Bu yönüyle yalnızca sahne ve stüdyo üretimleriyle değil, kolektif müzik projelerindeki katkılarıyla da anılan bir müzisyen olarak öne çıktı.